Blog

KENTLER ERKEN ÇOCUKLUKLA İLGİLİ DAHA İYİ KARARLAR ALABİLMEK İÇİN GÖSTERGE TABLOLARINI NASIL KULLANABİLİR?

Published 19 Ekim 2017 – by Emma Martinho-Truswell

Dünya üzerinde geçmişte hiç olmadığı kadar fazla sayıda çocuğun kentlerde yaşadığı bir dönemdeyiz. Bernard van Leer Vakfı, Kent95 programı kapsamında dünya çapında kent yönetimleriyle işbirliği yaparak kentleri çocuk dostu hale getirmek için yeni ve yaygınlaştırılabilir yöntemler geliştirmeye çalışmaktadır.

Kentlerin daha fazla veri toplamak için kullandıkları araçlardan bir tanesi erişilebilir bir formatta veri toplama ve paylaşmaya imkan veren “gösterge tablosudur”. Gösterge tabloları, bir değişim ihtiyacına dikkat çekmek, kaydedilen ilerlemeyi değerlendirmek, öğrenme ve hesap verebilirliği desteklemek ve bilgi paylaşımı için kullanılabilir.

Bernard van Leer Vakfı Açık Veri Enstitüsü’nden (ODI) bir araştırma yapmasını istemiştir. Araştırma, kent yöneticilerinin erken çocukluk hakkında daha iyi politik kararlar alınırken gösterge tablolarının nasıl kullanabileceklerinin yanıtını aramaktır.

Ekibimiz – Fiona Smith, Jessica Weereratne, Oliver Rice ve ben – dünya çapında erken çocukluk gelişimi ve kent yönetimi konusunda çalışan akademisyenler, uygulamacılar ve veri, uzmanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bulgularımızı, gösterge tabloları oluşturma konusunda kentlere yönelik ayrıntılı tavsiyelerimizle birlikte Kasım başında yayımlayacağız. Bu arada, bu blog yazısında araştırmamızdan çıkan altı genel ders özetlenmiştir.

Genel olarak, kentlerin çocuk dostu politikaları desteklemek için gösterge tablolarını kullanmalarından doğabilecek birçok fayda olduğunu saptadık. Gösterge tabloları, bir kurumun dikkatinin bir dizi küçük çaplı temel hedefe yoğunlaşmasına yardımcı olabilmektedir. Ayrıca, gösterge tabloları, kentlerin önceliklerini belirlemesi, işbirliğinin artırılması, yatırım ve planlama kararları için veri oluşturulması konularında da yardımcı olabilir. Bir gösterge tablosu kamuya duyurulduğunda, şeffaflık ve hesap verebilirliği de destekleyebilir.

Etkili Bir Gösterge Tablosu Oluşturmaya Yönelik Altı Ders

1. Kentlerin gösterge tablosu oluşturmadan önce net bir veri stratejisi belirlemeleri gerekmektedir. Bu, gösterge tablolarının kullanım amacını biliyor olmak anlamına da gelmektedir: Örneğin gösterge tabloları ekipleri bir arada çalışmaya motive etmek, bir hedefe ulaşmaya çalışırken kaydedilen ilerlemeyi takip etmek, vatandaşları bilgilendirmek veya bu amaçların bir kısmı için mi tasarlamıştır? Kentlerin hangi verilerin halihazırda toplandığını, kimin tabloları göreceğini veya kullanacağını, hangi göstergelerin tabloda yer alacağını bilmeleri önemlidir.

2. Bir kentin göstergelerini belirlemek için yürüttüğü süreç önemlidir. Bu türden bir süreç, çeşitli grupları bir araya getirmeye, yaklaşım farklılıklarını su yüzüne çıkarmaya ve ortak hedefler oluşturmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, veri toplama sistemlerde var olan önemli eksiklikleri de ortaya çıkarabilir. Örneğin, Yeni Zelanda’da Better Public Services (Daha İyi Kamu Hizmetleri) gösterge tablosu yönetimin tamamında çabaların dikkatle seçilmiş küçük bir gösterge grubu üzerinde ilerlemeye yoğunlaştırılmasını sağlamıştır. Bu faydayı desteklemek için, kentlerin kurum içindeki ekipleri ve karar alma yetkisine sahip kişileri çalışmaya dahil etmeleri sağlanabilir.

3. Bir veri tablosunun, kullanıcılarının veri okuryazarlığı düzeyine göre düzenlenmiş olması gerekir. Özellikle gösterge tablosu kamuya açık olacaksa çok açık ve içgüdüsel bir şekilde tasarlanması gerekir. Brezilya’daki Igarapé Enstitüsü’nde ekip büyük miktarda veriyi politika yapıcıların hızlı bir biçimde anlamalarını ve etkili kullanabilmelerini sağlamak için ‘on saniye kuralı’ uygulamaktadır. Ekiplerin kullandıkları gösterge tablolarından en yüksek düzeyde fayda elde etmeleri için, verilerin neyi temsil ettiğini ve günlük çalışmalarının göstergeleri nasıl değiştirebileceğini anlamaları gerekmektedir. Bu eğer, ekip içerisinde bir öğrenme kültürü varsa ve gösterge tablosundaki değişiklikler ekip tarafından neyin iyi gittiğini anlamak için kullanılıyorsa en iyi şekilde işleyecektir.

Brezilya Igarapé Enstitüsü tarafından geliştirilen Çocuk Güvenliği Endeksi (Child Security Index) websitesinden örnek ekran görüntüsü

4. Etkili gösterge tabloları güçlü liderlikle desteklenmelidir. Liderler, ekiplerinin veri okuryazarlığına yatırım yapmalıdır. Aynı zamanda liderler, gösterge tablolarını kentin mevcut stratejisinin bir parçası olarak görebilmeli ve öğrenme süreçlerini iyileştirmek için tabloların kullanılmasını teşvik etmelidir. Böylece, gösterge tablolarının mevcut çalışma yapılarına entegre edilmesi kolaylaşacaktır ve tabloların güncellenme, fark edilme ve faaliyetlerde kullanılma ihtimali artacaktır.

5. Temsili göstergeler veri toplamaya yönelik engelleri aşmaya yardımcı olabilir. Kentler, istenen etkiyi ölçmek için doğru verilere ulaşma konusunda güçlüklerle karşılaşmaktadır; genel olarak, mevcut verilerden faydalanmak etkili bir kent gösterge tablosu oluşturmak için kilit önem taşımaktadır. İstanbul’da Kadir Has Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Sn.Güvenç ve ekibi hane halkı geliri ile ilgili veri bulamamış ve en fazla çocuk yardımı hizmetine ihtiyaç duyulan bölgeleri belirlemek için gayrimenkul değerleme verilerini temsili gösterge olarak kullanmıştır.

6. Küçük çocuklarla ilgili veriler çoğunlukla gizli ve çok hassas oldukları için güvenli bir biçimde yönetilmelidir. Çocuklarla ilgili bireysel düzeydeki veriler bakım çalışanlarının karar alım süreçlerini iyileştirmek için bir araya getirilebilir, fakat bu veriler daha geniş çaplı olarak duyurulacak bir gösterge tablosuna dönüştürülecekse, şifrelenmeli, anonim hale getirilmeli ve sıklıkla toplulaştırılmış veri halinde paylaşılmalıdır.

Gösterge Tabloları İçin Uygulama Örnekleri

Dünya çapında hükümetler iyi tasarlanmış gösterge tablolarının etkilerini görmektedir.

  • Yeni Zelanda’da, Better Public Services girişimi kapsamında 2012 yılında yönetimin geneli için on adet öncelik belirlenmiş ve kamuya açık bir gösterge tablosunda takip edilmiştir. O günden bu yana her bir göstergede önemli derecede ilerleme kaydedilmiştir. Girişim hakkında yapılan bir çalışma önemli faydalardan bir tanesinin de ekipler arasında güven artışı olduğunu göstermiştir.
  • Open Data Kosovo (Kosova Açık Veri Kuruluşu) ve Gjakova Belediye Başkanı tarafından gerçekleştirilen karmaşık olmaktan uzak bir girişim olan düzensiz atık depolama veri platformu kapsamında, gönüllüler düzensiz atık bertarafı yapılan yerler ile ilgili verilerin toplanması, haritalandırılması ve yayımlanması konusundaki çalışmalara katılmıştır. Bu kişiler toplamda 686 vahşi depolama sahası tespit etmiş ve sahaların %75’ten büyük bir bölümü Gjakova Belediyesi tarafından temizlenmiştir.
  • Kanada Ontario’da Waterloo Bölgesi için hazırlanan Çocukların İyi Olma Hali İle İlgili Gösterge Tablosu erken çocukluk dönemi çocuk bakım merkezlerinin en fazla ihtiyaç duyuldukları yerlerde kurulmasını sağlamak için kullanılmıştır. Gösterge tablosu çocuklara yönelik program ve hizmetlerin halihazırda mevcut olduğu yerleri ve kütüphaneler gibi diğer hizmet alanlarına göre nerede konumlandıklarını göstermektedir.
Waterloo Bölgesi Çocukların İyi Olma Hali Gösterge Tablosu, ilişkiler bileşeni- Ekran Görüntüsü: http://communityservices.regionofwaterloo.ca/en/childrensServices/child-wellbeing-relationships.asp 12/9/2017

Bu türden örneklerin sayısı artarken, kentlerin daha çocuk dostu hale gelmeye yönelik veri kullanımı henüz erken aşamadadır. Umuyoruz ki raporumuz diğer kentlerin sağlıklı ve mutlu çocuklar yetiştirmek için harika yerler olabilme açısından hangi aşamada olduklarını izleyebilmelerine yardımcı olacaktır.


Yazar: Emma Martinho-Truswell Oxford Insights’ın kurucularındandır ve Oxford Insights’ta Chief Operation Officer olarak görev yapmaktadır, görevi kapsamında, hükümetlere teknolojiyi kullanarak liderlik kapasitesinin artırılması ve hedeflerinin gerçekleştirilmesi konusunda danışmanlık yapmaktadır. Açık Veri Kurumu’nda Associate olan Emma, bu kurumda Projeler ve Strateji Başkanı olarak görev yaparken Labora startup merkezinin kurucularından birisi olmuş ve ASEAN Veri Startup Hızlandırma Merkezini tasarlamış; Dünya Bankası, Avrupa Komisyonu ve Sainsbury’s için liderlik programlarında kolaylaştırıcı rolü üstlenmiş ve İsrail, Avustralya ve Ukrayna Hükümetlerine değişim yönetimi konusunda danışmanlık yapmıştır.

Emma daha önce Avustralya’da Başbakanlık’ta konuşma yazarı ve uluslararası ekonomi ve kamu sektöründe dönüşüm konularında danışman olarak görev yapmıştır.