Blog

Neden Yürümek Ebeveynler, Çocuklar ve İçinde Yaşadıkları Kentler İçin Bu Kadar İyidir?

Yayınlandı 2 Ekim 2017 – Yayınlayan Michael Feigelson

Bir kenti yürümeye daha uygun hale getirmek erken çocukluk gelişimini nasıl daha ileriye götürebilir?

1950 yılında Dünya nüfusunun %30’u kentlerde yaşamaktaydı. Bugün bu rakam %50. 2050 yılına kadar neredeyse her on kişiden yedisi kentlerde yaşayacak.

Kentlerin planlanması ve yönetimi insanlığın karşısında bulunduğu en belirleyici güçlüklerden bir tanesi haline geldi ancak aynı zamanda kentin mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları için nasıl planlama yapılacağını bilmek güç. Bir kentin şu an sakinleri için iyi işleyip işlemediğini ve uzun vadede de muhtemelen potansiyelini gerçekleştirebileceğini tespit edebilmek için neyi ölçmeliyiz?

Bir yanıt: Bir çocuğun günlük yaşamı

Gebelik ve hayatın ilk beş yılında güvenli ve besleyici bir ortamın yetişkinlik döneminde sağlıkla ilgili daha iyi sonuçlar, daha yüksek öğrenme kabiliyeti, ve yaşam boyu daha yüksek gelire dönüştüğünü gösteren güçlü kanıtlar bulunmakta. Bugün çocuklar için çalışan kentler tasarlayarak çocukların, ebeveynlerinin, öğretmenlerin ve doktorların hayatını hemen iyileştirmiş oluyoruz ve 20 yıl sonra daha güvenli ve müreffeh kentler yaratmak için de yatırım yapmış oluyoruz.

Bu anlayışla, Bernard van Leer Vakfı kısa süre önce Kent95 girişimini başlattı: Bu girişim 5 yıl boyunca kent liderleri ve şehir planlamacıları ile ortaklaşa çalışarak kentlere (3 yaşındaki sağlıklı bir çocuğun ortalama boyu olan) 95 santimetre yükseklikten bakmaya ve bu çalışmadan çıkan sonuçları şehir planlaması, tasarımı ve yönetimine dahil etmeye çalışacaktır.

Hindistan’dan Brezilya’ya kadar gerçekleştirdiğimiz ortaklık görüşmelerinde gündeme gelen meselelerden bir tanesi yürünebilirlikti. Kent yöneticileri, insanların ve özellikle küçük çocuğu olan ebeveynlerinin sıklıkla gitmeleri gereken yerler olan sağlık merkezlerine, çocuk bakım merkezlerine ve oyun alanlarına yürüyerek gidebilmelerini sağlamak istiyorlar.

Hayatının bir noktasında gebelik dönemi geçiren, bebek arabası ile otobüse binmek zorunda kalan, bir grup çocuğu metroda aktarma alanında yönlendirmeye çalışan veya trafik sıkıştığı için çocuk bakım merkezine geç kalarak trafikte beklemek zorunda kalan herkes bunu anlayacaktır: Ulaşım rahatsızlık verici ve stresli olabilir. Bu mesele kısmen daha iyi bir tasarımla ele alınabilir. Daha iyi bir yöntem ise tamamen otomobil, otobüs ve metroları kullanmaktan kaçınarak küçük çocukları olan ebeveynlerin neye ihtiyaçları varsa oraya yürüyerek ulaşabilmelerini sağlamaktır.

Çocuk gelişimi açısından yürümek bir dizi olası faydayı beraberinde getirmektedir.

Öncelikle yürümek bir çeşit egzersizdir. Hem çocuklar hem de ebeveynler için.

İkincisi, yürümek ücretsizdir. Geçim derdindeki düşük gelirli aileler için oyun parkına gitmek için otobüs bileti almak zorunda olmadıklarında finansal olarak taviz vermeleri gereken bir durum olmaktan çıkar.

Üçüncüsü, yürümek vakit kazandırabilir. Ebeveynler, otobüsü kaçırmamak veya yolcu trafiğini atlatmak için güne çok erken başlamak zorunda kalmazlar. Kazanılan vakit ebeveynler ve çocukların daha fazla uyumalarını, sağlıklı bir kahvaltı hazırlamalarını ve konuşmak ve oyun oynamak için fırsat yaratmalarını sağlar. Bunlar ve başka pek çok önemli çocuk gelişim faaliyeti vakit kısıtlı olduğunda ya hiç yapılmaz ya da kısa kesilir.

Dördüncüsü (ve belki de en önemlisi) yürümek öngörülebilir bir faaliyettir. Yoğun, pek çok şeyi bir arada yapmaya çalışan, uykusunu tam alamamış bir ebeveyn için öngörülebilirlik paha biçilmezdir. Princeton Üniversitesi’nde psikoloji ve halkla ilişkiler profesörü olan Eldar Shafir ”bir ebeveyn ihtiyaç duyduğu yere yürüdüğünde tek bilmesi gereken oraya gitmenin ne kadar süre alacağıdır. Otobüs saatlerindeki değişiklik veya trafikteki değişiklikler için endişelenmeye gerek kalmaz. Planlama çok daha basit hale gelir. Ayrıca çok daha stressiz.” açıklamasını yapmaktadır.

Harvard Çocuk Gelişimi Merkezi küçük çocuklara başarılı bir biçimde ebeveynlik yapabilmenin, hayat kaotik hale geldiğinde çok daha zorlaşan planlama gibi temel kabiliyetler gerektirdiğini savunmaktadır. Ebeveynler için rutinleri daha öngörülebilir hale getirmek onların enerjilerini sağlıklı çocuk gelişimini destekleyen faaliyetlere odaklamalarını, kahvaltıda dikkatlerini çocuklarına vererek sohbet etmelerini, çocukları ağladığında onlara sabır göstermelerini veya bebeklerine bir hikaye anlatmalarını sağlar.

Çocukların ihtiyaçlarını doğru yürümek: Kentler nasıl yardımcı olabilir

Kent95 kapsamındaki çalışmalarımızın ilk 6 ayından sonra, görüyoruz ki çocuklar için şehir planlamasında yapılan çalışmaların çoğu daha büyük çocuklara odaklanmıştır. Ancak, küçük çocukları olan ebeveynlere ihtiyaç duydukları yerlere yürümek konusunda yardımcı olacak harika fikirleri olan ilham verici uzmanlar ve ortaklarla bağlantıya geçmekteyiz.

Kentler hizmetleri ailelerin yaşadıkları yerlere yürüme mesafesine getirme yolları aramaktadır. Örneğin, Hindistan’da Odisha eyalet yönetimi düşük gelirlilere yönelik konut projelerinde arazinin %2’sinin okul öncesi eğitim ve çocuk bakım da dahil olmak üzere toplum hizmetlerine tahsis edilmesini gerektirmektedir. Hong Kong’da sakinlerin yakınlarında yeşil alan bulunması için projelerine ”cep” parkları dahil etmeleri halinde emsal değeri artırmalarına izin verilmektedir. Brezilya’da Maranhao’da 17 kent, özel mülk olan evleri gebe kadınlar ve sağlık çalışanları için buluşma noktaları olarak kullanmaktadır. Bu evlerin konumları ebeveyn adaylarının yürüyerek gelebilecekleri kadar yakın olarak seçilmektedir. Neticede daha az sayıda doğum öncesi ziyaret kaçırılmaktadır ve anne ve babalara çocuklarının gelişimi için (doğum öncesi ve sonrasında) yapılması gerekenlere daha fazla vakit ayırabilmektedirler.

Ayrıca, kentler ebeveynler ve küçük çocuklar için yürüme yollarını da daha güvenli hale getirmektedir. Örneğin, Barselona ”superblock” (süper mahalle) adlı, etrafında trafiğin akacağı fakat içerisinde trafiğin büyük oranda kısıtlanacağı ve bu sayede yürümek için daha güvenli hale getirilecek küçük alanlar yaratma sürecinde. Kolombiya’da Medellin çetelerinin sebep olduğu şiddetin yüksek düzeylerde görüldüğü mahallelerde yaşayan ve okul öncesi eğitim alan çocuklar için güvenli güzergahlar yapıldı. Çocuklar okula bir grup yetişkin ile beraber oyunlar oynayarak ve müzik eşliğinde yürüyorlar.

Ayrıca, kentler politika yapımına yardımcı olması için erken çocukluk hizmetlerinin yakınlarda olmasının önemi ile ilgili göstergeleri incelemektedir. Belçika’da Flaman bölgesinde yönetim, 2 ile 5 yaş arasında ve bir kreşe 400 metreye kadar uzakta yaşayan çocukların yüzdesi ve 11 yaşın altında ve bir oyun alanına 400 metreye kadar uzakta yaşayan çocukların yüzdesi gibi ölçütleri takip eden bir gözlem merkezi çalıştırmaktadır.

Yürümenin Değeri

Amerikalı yazar Kurt Vonnegut’un tek seferde 100 zarf alıp 99’unu dolaba koymak yerine neden her defasında yürüyerek postaneye giderek zarf satın aldığı sorulduğunda yaptığı meşhur bir açıklama vardır. Vonnegut yürürken yol boyunca pek çok kişiyle karşılaşır, geçen itfaiyeye takdirle selam verir, yoldan geçen kadına köpeğinin cinsini sorar ve ” çok keyifli vakit geçirir”. Ebeveynlerin gitmeleri gereken yere yürümeleri halinde tasarruf edilen para, stres ve zamanın yanı sıra yürümenin kendisi de büyük değer taşıyor.

Yürümek ebeveynler ve çocuklar için sohbet etmek, oyun oynamak, şarkı söylemek ve komşuları ile bağlantı kurmak için geçirilecek bir süre olabilir. 95 cm yükseklikten bakıldığında keşfedilmeyi bekleyen sonsuz sayıda öğrenme fırsatı içeren an olabilir.


Editör’ün Notu:
Bu yazı ilk önce Stanford Social Innovation Review’de (SSIR-Stanford Sosyal Yenilik İncelemesi) SSIR ve Brookings Center for Universal Education merkezi ile ortaklaşa Preparing Today’s Youth for Tomorrow’s World ( Bugünün Gençlerini Yarının Dünyasına Hazırlamak) serisinin bir parçası olarak yayımlanmıştır.